Oku

'İslami Paylaşımlar' forumunda Admin tarafından 22 Aralık 2016 tarihinde açılan konu

  1. Admin

    Admin Turkey Administrator Site Yetkilisi

    Katılım:
    20 Aralık 2016
    Mesaj:
    1
    Alınan Beğeniler:
    5
    Ödül Puanları:
    3
    Bismillahirrahmanirrahim
    بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم


    Yaratan Rabbinin adıyla oku!

    Alak Suresi 1-2
     
    Son düzenleme: 22 Aralık 2016
  2. braveturks

    braveturks Turkey Moderator Site Yetkilisi

    Katılım:
    3 Ocak 2017
    Mesaj:
    383
    Alınan Beğeniler:
    207
    Ödül Puanları:
    43
    Ne okumamız gerektiği ile alakalı bir fikrin var mı?
     
  3. Paradox

    Paradox Turkey Administrator Site Yetkilisi

    Katılım:
    22 Aralık 2016
    Mesaj:
    3,196
    Alınan Beğeniler:
    659
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Erkek
    Web Sitesi:
    Adamın fikri olmasa her halde böyle bir paylaşım yapmazdı.
    (Yapmazdım.)
    ;)
     
  4. braveturks

    braveturks Turkey Moderator Site Yetkilisi

    Katılım:
    3 Ocak 2017
    Mesaj:
    383
    Alınan Beğeniler:
    207
    Ödül Puanları:
    43
    :) Fikrinizi bizimle paylaşabilir misiniz? Ben fikrimi zikrimi başıma çok iş açıyor diye iptal ettim. Bu yüzden yardımınıza ihtiyacım var.
     
  5. symbazz

    symbazz Turkey navigasyoncunuz.com Site Yetkilisi

    Katılım:
    25 Aralık 2016
    Mesaj:
    1,026
    Alınan Beğeniler:
    384
    Ödül Puanları:
    83
    Cinsiyet:
    Erkek
    Meslek:
    Yazılım ve elektronik.
    Şehir:
    Ankara
    Web Sitesi:
    610 senesinin Ramazan ayı… İnsanlık tarihinin en önemli olayı yaşanır. Hz. Muhammed, vahye hazırdır artık. Son altı aydır görmekte olduğu rüyalara bir yenisi daha eklenir. On gün kadar sonra gerçekte yaşayacağı vahiy olayını ilkin rüyasında görür. ALLAH böylelikle O nu bu şok edici, ağır olaya hazırlar. Fazla yıpranmaması sağlanmış olur.

    Ve tarihler 610 senesi ramazanının 27. gecesi gösterdiği anda ilk vahiy inmeye başlar. Gecenin ilerlemiş bir saatidir, Hz. Muhammed, başını mağaranın duvarına yaslamış uyumaktadır. Anlayamadığı bir varlık tarafından anlayamadığı bir biçimde uyandırılır önce, mağara nur dolmuş, her yan ışıl ışıl parlamaktadır. Şaşırır, korkar… Her yönden aynı anda gelen bir ses, bütün benliğini doldurur:

    “Oku!”

    Şaşkınlık ve korkuyla cevap verir:

    “Ben okuma bilmem ki!” Göremediği bir kuvvet tarafından şiddetle sıkıldığını hisseder. Kaburgalarının çatırtısını duyar, ölecek gibi olur. Ses, tekrarlar:

    “Oku!" O, yine :

    “Ben okuma bilmem ki!”, der. Ve tekrar aynı şekilde sıkılır. Aynı emir bir kez daha yinelenir:

    “Oku!” O, ise üçüncü kez okuma bilmediğini tekrarlar. Bütün “Oku!” emirleri ve sıkıp bırakmalar, Hz. Muhammed’in vahiy hazırlığının son aşamalarıdır. Çünkü O bir insandır ama vahiy olayında insandan bambaşka bir canlı türü olan melekle doğrudan iletişim kurması gerekmektedir. Bunun için de ya meleğin insanlaşması ya da insanın melekle aynı yaşam boyutuna geçmesi şarttır. Daha sonra vahiy indirilirken melek Cebrail’in insanlaştığı ve Hz. Muhammed’in yaşam boyutuna geçerek O nunla iletişim kurduğu da görülecektir ama bu ilk olayda ALLAH’ın dileği, Hz. Muhammed’in melekleşmesi şeklindedir. Tekrarlanan oku emirleri ve o sıkıp bırakmalar da işte buna yöneliktir. İlk üç “Oku!” emrine verdiği “Ben okuma bilmem ki!” cevabı hala bilincinin yerinde olduğunun yani hala insani yaşam boyutunda bulunduğunun göstergesidir. İlk üç sıkmadan sonra istenilen gerçekleşir ve Hz. Muhammed, deyim yerindeyse tam olarak vahiy moduna geçer. Melek Cebrail üzerinden, ALLAH’tan insana doğru kutsal bir iletişim kurulur, vahiy denilen o manevi nehir çağlamaya başlar:

    “Oku! Yaradan Rabbinin adı ile! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle yazmayı öğreten Rabbin en büyük kerem sahibidir.” (Alak,96:1-5)

    İlk vahiy aynı zamanda hangi anlam ve biçimde olursa olsun her tür okumanın ancak ALLAH’ın ismiyle, yani O na dayanarak, O nun gösterdiği bakış açısıyla gerçekleşebileceğini, O nun işaret ettiği değerlerden yola çıkmayan bilgi ve bilinç sahibi olma girişimlerinin kişiyi hiçbir yere götürmeyeceğinin habercisi olur.

    Ve ilk vahyin “Oku!” emriyle başlıyor oluşu bu işin Hz. Muhammed’in zaman içinde kendi düşünce süreci sonucunda oluşan bir şey olmadığının da göstergesidir. Eğer öyle olsaydı ilk ifade şekli başka bir iradenin komutu şeklinde olmayacaktı.

    Hz. Muhammed gösterdiği ilk tepkiyle kendisinde peygamber olacağına dair en küçük bir tahmin ve ön hazırlık bulunmadığını, tam aksi büyük bir tevazu içinde olduğunu da kanıtlamış olur.

    Ama niçin Hz. Muhammed seçilmiştir? Bu sorunun cevabı O nun arkada bıraktığı 40.5 senelik yaşamda gizlidir. Özellikle de son beş senesinde. Evet, Son Elçi olarak O seçilmiştir. Çünkü O nun yaşadığı dünyada ALLAH’ı, insanı, Evren’i, bu ikisinin var oluş amacını ve insanlığı bunaltan sorunları, O ndan daha çok düşünen, bunların çözümünü kendine O ndan daha çok dert edinen başka biri yoktur. Ve işte bu yüzden bütün o soruların yanıtları ve sorunların çözümleri O nun eliyle insanlığa ulaştırılacaktır.

    O nu Son Elçi yapan neden budur.

    İlk vahiy bu beş ayetle son bulur. 20. yy. ın önemli İslam düşünürü Mevdudi, bu olayı şöyle yorumlar:

    “Vahyin gelişiyle ilgili, bu ilk tecrübe idi ve Hz. Peygamber bundan ilk kez geçiyordu. Bu ilahi mesajda kendisinin ne kadar büyük bir mevkiye getirildiği belirtilmemişti. İlerde kendisini ne gibi bir görev beklediği açıklanmamıştı. Aksine, bu ilk ve belki de eksik bir tanışma idi. Maksat Hz. Peygamber’i fazla heyecanlandırmamak, yıpratmamaktı. Bu ilk ve ani şok geçtikten sonra kendisi zihnen vahyi kabul etmeye ve peygamberlik görevini yürütmeye hazır olunca ayrıntılara girilecekti. Nitekim böyle yapıldı.”

    Sonra mağara eski karanlığına ve sessizliğine bürünür. Hz. Muhammed yorgun ve heyecan içindedir. Dışarı çıkar, Mekke’ye yönelir. Ve Cebrail, bir kez daha belirir. Bu kez görünmektedir. Görüntüsü bütün göğü kaplamıştır. Artık vahyin dışında bir nitelikle konuşmaktadır. Sanki dev bir insan gibidir:

    “Ey Muhammed’” der. “Sen ALLAH’ın Elçisisin. Ben ise Cebrail’im.” Olduğu yere çakılıp kalır. Uzun bir süre hiç kıpırdamadan, bakışları göğe sabitlenmiş durumda bekler. Mevdudi’nin sözünü ettiği aşamaların ikincisine geçilmiştir. Yavaş yavaş kim olduğu ve kendisinden ne beklendiği iletilmeye başlanır.

    Eve, Hadice’nin yanına vardığında heyecanı hala geçmiş değildir. Titremektedir. Sadece:

    “Beni örtün!” diyebilir. Biraz kendine gelince de merakla başında beklemekte olan Hadice’ye yaşadıklarını bir çırpıda anlatır. Hadice’nin işi O nu sakinleştirmek olur:

    “Ey amcamın oğlu” der, “Korkma! ALLAH seni korur. Zarar görmene izin vermez. Çünkü sen akrabalarını gözetirsin, acizlerin yükünü paylaşırsın, yoksula yardım eder, doğru konuşursun ve emanete de sahip çıkarsın.” Sonra birlikte Hz. Hadice’nin kuzeni Nevfel oğlu Varaka’nın yanına giderler. Varaka, Mekke’nin en bilgililerinden biri ve ALLAH’ın birliğini kabul etmiş bir Hristiyandır. Hz. Muhammed’i dikkatle dinler. Sonra da:

    “Sevin ey Muhammed!” der. “Çünkü sen gelmesi beklenen Son Elçi’sin! Sana görünen de peygamberlere vahiy getiren melek Cebrail’dir. Eğer insanları açıkça dinine davet edeceğin günlere yetişebilirsem sana ilk iman edeceklerden biri de ben olurum. Eğer toplumun seni bu şehirden sürgün ettiklerinde hayatta olursam ben de seninle beraber göçerim!” Hz. Muhammed bir kez daha şaşırır ve sorar:

    “Halkım beni kendi şehrimden sürgün mü edecek?” bilge Varaka başını acı acı sallar:

    “Senin getirdiğin şeyleri getiripte insanlardan düşmanlık görmemiş kim vardır ki?”


    ALINTI
    Yazar:Sait AKSOY
     
    silivriserdar bunu beğendi.
  6. Paradox

    Paradox Turkey Administrator Site Yetkilisi

    Katılım:
    22 Aralık 2016
    Mesaj:
    3,196
    Alınan Beğeniler:
    659
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Erkek
    Web Sitesi:
    Hayırlısı diyelim.

    Ben şahsen neler okuduğumu size söyleyeyim.
    En güzeli, hakikati okuyorum.
    (Kuran-i Kerim ve Türkçe Meali)
    Bana ve öğrendiğimde başkalarına fayda sağlayacak bilgilerin bulunduğu kitapları ve makaleleri okuyorum.
    (Bunlar genelde mesleki kitaplar ve teknoloji ile ilgili makaleler oluyor.)
    Kendimi manevi yönlerden geliştirebileceğim kitaplar okuyorum.
    Zaman zaman da çok satan kitapları okuyorum.

    Sonuç olarak her ne okursam okuyayım:
    İyiyi, güzeli ve faydalıyı almaya çalışıyorum.
    Kötüyü, çirkini ve benzerlerini ise unutuyorum.

    Okudukça öğreniyorum.
    Öğrendikçe de, aslında ne kadar az şey bildiğimi anlıyorum.

    Unuymayalım ki:
    Ne kadar çok bilirsek bilelim, bildiklerimiz, bilmediklerimizin yanında neredeyse yok denecek kadar azdır.

    ;)
     
    Son düzenleme: 17 Nisan 2017
    silivriserdar bunu beğendi.
  7. braveturks

    braveturks Turkey Moderator Site Yetkilisi

    Katılım:
    3 Ocak 2017
    Mesaj:
    383
    Alınan Beğeniler:
    207
    Ödül Puanları:
    43
    Okumak, araştırmak ve düşünmek bunlar kurşundan daha tehlikeli...
     
  8. braveturks

    braveturks Turkey Moderator Site Yetkilisi

    Katılım:
    3 Ocak 2017
    Mesaj:
    383
    Alınan Beğeniler:
    207
    Ödül Puanları:
    43
    “Oku! Yaradan Rabbinin adı ile! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle yazmayı öğreten Rabbin en büyük kerem sahibidir.” (Alak,96:1-5)

    Anlamı
    Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
    1- Yaratan Rabbinin adıyla oku!
    2- İnsanı bir kan pıhtısından yarattı!
    3- Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
    4- O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.
    5- İnsana bilmediği şeyleri öğretti.
    6- Hayır! Doğrusu insan azgınlık eder.
    7- Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.
    8- Muhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir.
    9-10 - Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?
    11- Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur,
    12- Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?
    13- Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse,
    14- O adam, Allah'ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu?
    15-16 - Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.

    17- O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.
    18- Biz de Zebanileri çağıracağız.
    19- Hayır, sakın onu dinleme de, secde et ve yaklaş!
     
  9. Paradox

    Paradox Turkey Administrator Site Yetkilisi

    Katılım:
    22 Aralık 2016
    Mesaj:
    3,196
    Alınan Beğeniler:
    659
    Ödül Puanları:
    113
    Cinsiyet:
    Erkek
    Web Sitesi:
    Tohumu toprağa düşüren de insandır, mermiyi namluya süren de...
    Suya yol açanda insandır, suyu zehirleyen de...
    İnsan hem iyiyi hem de kötüyü düşünebilir.
    Kalem hem güzeli hem de çirkini yazabilir.

    Önemli olan, neyle neyin yapılabildiği değildir.
    Önemli olan bizim ne yaptığımızdır.
    (Vay be ne laf ettim yine... Bazen kendime inanamıyorum.)
    ;)

    Bu nedenle araştırın, okuyun ve düşünün.
    Bunları yaparken sizi zehirlemelerine izin vermediğiniz gibi, başkalarını da zehirlemeyin.
    Faydalı olun.
     

Bu Sayfayı Paylaş

XenForo Add-ons by Brivium ™ © 2012-2013 Brivium LLC.